İlber Ortaylı: Türkiye’de antimilitarizm ahmaklıktır
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Büyük Taarruz’un 103. yılı kapsamında, Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Okan Bayülgen’i İzmirlilerle buluşturdu.
“Büyük Taarruz ve Cumhuriyet’in Kurucu Ruhuna Yolculuk” adlı söyleşi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapıldı.
Büyük Taarruz’un askeri ve siyasi boyutları, cumhuriyetin kuruluş sürecine etkileri, günümüz gençliğine bıraktığı miras üzerine kapsamlı bir değerlendirmenin yapıldığı söyleşiye İzmirliler büyük ilgi gösterdi.
“İZMİR ATATÜRK İÇİN ÇOK MUKADDES BİR YERDİR”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ortaylı’ya, Atatürk’ün İzmir’e dair hislerini sordu. Ortaylı, “İzmir’e karşı çok büyük hisleri var, niye? Bir kere Selanikli. Bütün vatanını, Rumeli’yi kaybeden insanlar, adaları kaybeden insanlar bu bölgeye sığındığı için ve burası onları çok mutlu ettiği için İzmir onun için çok mukaddes bir yerdir. İstanbul’dan falan çok daha tatlı bir yerdir. Mantalitesi ona yakın. Burası onun vatanı” ifadelerini kullandı.
ORTAYLI’YA KÜTÜPHANE SÜRPRİZİ
Ortaylı konuşmasında, İzmir’den bir opera binası daha beklediğini söyledi. Başkan Dr. Cemil Tugay, “Biz arkadaşlarımızla bu dönem, en az 4 tane kültür merkezi yapacağız. Bunlardan birisi Karşıyaka’da bitmeyi bekleyen opera binası olacak, yapacağız. Dün Kültürpark’ta iki sergi açtık, bir tane yeni sergi salonu açtık. Kente yeni kütüphaneler kazandıracağız. İçlerinden bazıları Türkiye’nin en iyileri olacak, söz veriyoruz. Bir tane de şu anda Kültürpark’ın içinde hazırlanıyor, yapılıyor. O kütüphaneye sizin isminizi vermek istiyoruz, kabul eder misiniz? 20 Eylül gibi açmayı düşünüyoruz. Biz arkadaşlarımızla böyle bir karar verdik, kabul ederseniz büyük onur duyarız” dedi. Ortaylı, “Çok büyük hediye oldu” diyerek teşekkür etti.
“ORDU MÜHİMDİR”
Büyük Taarruz sürecini anlatan ve o döneme ilişkin anekdotlar paylaşan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın konuşması büyük ilgi çekti. Okan Bayülgen, Ortaylı’ya Büyük Taarruz’u nasıl tanımladığını sordu. Ortaylı, “Türkiye’de antimilitarizm ahmaklıktır. Eğer bilinçli olarak yapılıyorsa ihanettir. Bunun faşizmle, komünizmle alakası yoktur. Ordu çok mühim şeydir. İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği’ni sovyet ve komünist ruhu kurtarmadı. Kimse bana masal okumasın. İkinci Dünya Savaşı’nda her şeye rağmen Rusya’yı Rusların ruhu, askerleri kurtardı. Bu çok önemli. Bu Türkiye için de böyle. Birinci Dünya Savaşı’na girdiğimiz zaman Türk ordusundaki en önemli komutanlar henüz daha general olmamışlardı” dedi.
“KENDİ BAŞINA KURTULAMAZSIN, BU MÜMKÜN DEĞİL”
Öğrencilerin okuyup farklı ülkelere gitmesine karşı olduğunu söyleyen Ortaylı, eğitim sorunlarını da anlattı. Ortaylı, “Liselerimizin seviyesini çok düşürdük. Hiç kimse sesini çıkarmıyor. Kendi başına kurtulmaya bakıyor, kendi başına kurtulamazsın, bu mümkün değil. Eğitim bir yöntemdir, topluca yapılır. Kendi başına Müslüman da olamazsın Hristiyan da olamazsın. Camiye, kiliseye toplu girmek zorundasın. Eğitim de öyle. ‘Ben çocuğumu kurtarırım, Amerika’ya gönderirim’, kurtaramazsın, bir işe de yaramaz. Bu bir sistem meselesidir. Eğitim konusunda herkesin birleşmesi lazım” ifadelerini kullandı.
“SAYGI ÖNEMLİ”
Saygının önemine vurgu yapan Ortaylı, “Bir toplumda farklı düşünenler olabilir. Her zaman her yerde birbirine karşı gruplar olur. Örtülü veya açık. Mühim olan birbirlerinin hakkına tecavüz etmesinler. Onun yaşama hakkı vardır, eğitim hakkı vardır, sağlık hakkı vardır. Çok önemli bir şey bu. Hiçbir zaman hiçbir grup ‘iktidardayım’ diye muhalefete karşı bu tavrı takınamaz. Bazı olayları bahane ederek sabahtan akşama karşı tarafın sinirleriyle oynaması doğru bir şey değildir. Bunu yaptığınız an orada saygısızlık başlıyor. Onun arkasından facia geliyor” diye konuştu.
“BÖLÜNME İHTİMALİ HER ZAMAN VARDIR, HAYIR DEMEYECEĞİM”
Bir izleyicinin, “Bizim yüce vatanımızın bölünme ihtimali var mı?” sorusuna cevap veren Ortaylı, şunları söyledi:
“Bölünme ihtimali her zaman vardır, hayır demeyeceğim. Bu göründü, artık gizlemeye gerek yok. Rastgele yerde suladığın toprakları oraya buraya satarsan, sonra iyi gelmez. Türkiye’de böyle bir kafa var. Avusturya, Avrupa Birliği üyesi. Giden herkes ev, arsa alırsa olmuyor işte, bir şekilde önlüyorlar. Suladığın toprakları kendin tutacaksın ve emniyetini alacaksın. Arazilerimiz terk ediliyor, köylüler terk ediyor. Genç nüfus kaçıyor. Miras sistemimizi değiştirmemiz lazım. Ailenin kontrolünün, ihtiyar köylü babanın elinden alınması lazım, Avrupa’da öyle. Kim çalışıyorsa onun da söz hakkı olacak. Dolayısıyla genç çocuk şehre kaçmaz. İkincisi de hakikaten nüfus azalıyor, azalacak da. Herkes dokuz çocuk doğurmak zorunda değil. Çok da güzel bir şey bu. Ama bunun yerine alacağımız nüfus var, o da 30’larda iskan kanununda belirtildiği gibi. Bizim Asya’daki nüfusumuzdur, yakınlığımızdır.”
BAYÜLGEN: “TARİHİMİZDE ÇOK ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI”
Okan Bayülgen de “Buradan demek ki bu kalabalıkla Büyük Taarruz’u başlatacağız” diyerek sözlerine başladı. Bayülgen, “Burada sizlerle birlikte olmak muhteşem. Bir milletin, kendi kaderini çizme cesaretini ve var olma iradesini gösterdiği, tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası Büyük Taarruz’un 103. yılındayız” ifadelerini kullandı.
KİMLER KATILDI
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yanı sıra; 1989-1991 yılları arasında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yapan Cengiz Altınkaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Pınar Okyay ve İsmail Mutaf, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, belediye meclis üyeleri ile bürokratlar söyleşiyi takip etti.